Fotoğrafçı
Fotoğraf Fotoğraflar Portfolyolar Yazılar Laleper aytek Ana Sayfa  Sergiler Laleper Aytek Laleper Aytek
İlk/son fotoğraflar bir hayatı ne kadar anlatır?

Aşağıda okuyacağınız yazı artık aramızda olmayan (ve benim hiç karşılaşmadığım) Ineke’nin gördüğüm ilk ve onun son fotoğraflarından, fotoğraflarına bakıp hissettiklerimden ve hakkında bildiğim çok kısa cümlelerden yola çıkarak yazıldı. Fotoğrafın açıklanmasından, fotoğraf altı bilgi ile izleyici ya da okuyucunun yönlendirilmesinden yana olmadığım halde giriştiğim bu deneme benim için bir ilk ve belki de: “hayatta ve yaşarken hiçbirşey için o kadar net, kalın, mutlak sınırlar ve tanımlar gerekmediğinin; herşeye, hayata ve fotoğrafa da gerektiğinde, kendimize nasıl iyi geliyorsa öyle de bakılabileceğinin ve bakıldığında daha rahat yaşanabileceğinin” bir göstergesi olacak.

Ineke, 18 Ağustos 2004 Çarşamba günü sessizce, kimseye sormadan ve söylemeden 57 yıl yaşadığı dünyadan bilmediğimiz uzaklara gitti.

içimizde derin bir yalnızlık ve yüreğinin izini bırakıp ta...

Ineke’nin öldüğünü duyduktan yaklaşık 2 ay sonra gördüğüm (eşi Rens’in evlerinin arka bahçesinde çektiği) fotoğraflarına dair; görüntünün göster(e)mediklerini, görünenin ardındaki görünmeyenin izini sürmek ve uzaktaki bir fotoğrafçının gözü ve kalbiyle ilk defa sözden medet ummak istiyorum.

Sonrası yok, olmayacak bu sözlerimin.
Son günlerinin tanığı olan üç fotoğraftan yola çıkarak bir karşılaşmanın peşinden gitmeyi denemek biliyorum çok zor ve neredeyse imkansız ama her yolculuğun yeni bir buluşmaya sebep olabileceği umuduyla yazıyorum.

Hiç tanı(ş)madığım,
Hayata nasıl baktığına, nasıl dokunduğuna tanık olmadığım,
Nasıl güldüğünü bilmediğim,
Sesini duymadığım,
Yaptıklarını (çok güzel dikiş dikermiş), yapamadıklarını,
En çok hangi rengi sevdiğini, en unutamadığı şarkıyı, aşklarını nasıl yaşadığını, nelerin onu üzdüğünü, en çok neyi hayal ettiğini bilmediğim,
Ona en yakın-uzaktaki- dostuna nasıl baktığını, ona nasıl sarıldığını hiç görmediğim,

birine dair sadece üç fotoğrafına bakıp bir şeyler yazmak biliyorum çok eksik kalacak?

Sevgili Gül, içinin bu kadar çok ve derinden acıdığını gördüğüm zamanlardan ve tüm bakmaların eksilmeye doğruyken, Ineke’nin senin de hiç görmediğin son yüzüne bakıp, galiba daha çok sen ve tanımamış olsam da Rens için hatırla(t)maya çalışıyorum;

bu sakin, solgun, biraz da yorgun yüzdeki gülümsemenin duygusunu,
bana kimi meraklı, bazen muzip olabildiğini düşündüren bakışlarının ardındaki hüznü
ve onu hayata sıkı sıkıya bağlayan şeyleri...

Ineke’nin fotoğraflarına bakarken hatırlayacağım bir, iki, üç, beş sözün, cümlenin peşindeliğimin tek nedeni bu.

Günlerce baktım Ineke’nin fotoğraflarına, yanımda taşıdım, ufak defterime notlar aldım ve duygular, yaşananlar, sonrasızlıklar, çaresizlikler arasında gittim geldim. Bir bakma ve görme zamanı kolladım kendime ama sanki ne yazsam, ne kadar yazsam eksik kalıyordu, karşılamıyordu, karşılamayacaktı ne hayatı, ne de Ineke’yi!

Derken bir gün sanki o fotoğraflardaki yüzün ve gözlerin durduğunu ve bana baktığını hissettim.
Bir fotoğraf (çekme) anı gerçekliğinde bir karşılaşma değildi bizimki belki ama yine de o fotoğraflarda;

Hayatın zamanının onun için birlikte olduğu insanlar, yaşadıkları, çocukları, Rens -ve bir de senin için- kendini, kendindekileri görerek ve göstererek geçtiğini hissetiğim bir iç gülümsemesi vardı. Ve kendinden baktığı dünyaya ve yaşamaya çok bağlı olduğu...

Sonra bir bir dökülmeye başladı sözcükler, duygular (belki yakıştırmalar ama bana ait hikayeler). Tam yazmaya başlıyordum ki; bir fotoğrafın herhangi bir metne, herhangi bir açıklamaya gerek(sinim) duymayanını, sözsüz ama tam 12’den, kalpten vuruşunu, ta içime dokunuşunu böylece neden olduğu derin ve sonsuz gibi gibi gelen anlık sarsıntıyı, iç titremesini daha fotoğrafa dair bulan ve seven yanımla bu duygularımı, kurduğum hikayeleri anlatmayı sürdürmek istemedim.

Her görüntü kendi gösterdiklerinde ya da göster(e)mediklerinde daha çok olabilsin, daha çoğalabilsin diye susmak istedim ve onun zamanından boşalan hayata, onu düşünerek geri döndüm.

Laleper Aytek
24 kasım-2 aralık 2004, bodrum-istanbul.

fotoğraf, fotoğrafçı
fotoğraf, fotoğrafçı