Herkes kendince düşünür
ve kendince birşeyler yapar ya da yap(a)maz.
Bir şey(ler) yapmamayı seçmek, bir vazgeçiş, bir bırakmışlık hali
olsa da, bir tercihtir.
Durdurulan zamanı, düşünceyi ve hayatın akmayan suyunu:
hissedersiniz.
Tercihler her zaman bir şeyleri ortaya koymak yönünde
değil, koymamak yönünde olabilir.
Uzaklaşmak, kaçmak ya da ertelemek yönünde de olabilir.
Ama tercihsiz olmak, kendi’ne dair yapabilecekleri
üzerine (hiç) düşünmemek,
kendinde olanın peşinden (hiç) gitmiyor olmak, derin bir yapmama
eylemi içinde olmak ve kalmaktır.
Bir tek izlemek,
Yalnızca bakmak ama gör(e)memektir.
Suçlamak ve yargılamaktır.
Beğenmemek ve merak etmemektir.
Kendinden başlamayan insan, bir başka yerden, bir
başka insan ya da insanlardan hiç başlayamaz.
Kendinden başlamayan insan düşünce(lerini) çoğaltamaz.
Kendine ait odası olmayan insan, etrafındaki gerçekte olmayan
kişi, durum ve şartların uydusunda ve çoğunlukla da anlık gülümsemelerin
ardında derin mutsuzluklar yaşar.
Suyun öte yanına kendi için geçmeyi istemek cesaret
ister.
Doğrusu, sulara bu kadar uzak(tan) bakmadan, derinlikleri ve kaybolmaları
da göze alarak, suya atlamak ve başlamaktır.
Herkesin hayatı kendi kadardır.
ve
insan, inandığıdır.
Başkalarının hayatı, başkalarının yaptıkları kendi’lerimize giden
yolun anahtarı olamaz, olmamalıdır da.
Başkaları bizi yaşatacak, hayat(t)a bırakacak nefesi veremezler
bize.
Ama başkaları kendi yaptıklarından yaşamı çoğaltırlar.
Ve bu çoğalma dalga dalga suyun öte yanına, bendeki kendime vurduğunda
yaşam(ak) artmaktadır.
İnsan büyümekte, çoğalmaktadır.
“fark, farkı yaratır.”
Önemli olan; farkına varmaktır.
Kendinin, kendindeki ben’in,
Çıktığın yolculuklarda karşılaştığın kendinin,
Suyun öte yanına ulaştığında gördüğün kendinin.
Farkına vardığın kendi’n; başkadır, yenidir, ilktir
ve sen(in)dir.
Ürkütücü olabilir, caydırıcı da,
Fazla olabilir ya da üstüne gelebilir ama SEN’dir.
İçindeki iyiliktir.
En çıplak, en gerçek karşılaşmadır.
Suyu öte yanı başkadır.
Başka; cesarettir.
Cesaret; yolculuktur.
Yolculuk; başkalaşmadır.
Başkalaşma; suyun öte yanından da bakabiliyor olmaktır.
Suyun öte yanı ben’dekidir.
Ve asolan önce bu kendimdekilerin farkına vardıklarımdır.
Laleper Aytek
25 ocak- 21 şubat 2002
|