Fotoğrafçı
Fotoğraf Fotoğraflar Portfolyolar Yazılar Laleper aytek Ana Sayfa  Sergiler Laleper Aytek Laleper Aytek

Geriye Ne Kalır?

“Geriye sadece çok küçük bir hikaye kalacak”sa, “bu hikayenin fiyakalı olması” elbette önemli olabilir kimileri için; bir nota, bir dize, bir şarkı, bir satır, bir yazı ya da tek bir fotoğraf karesi (uzun pardesülü genç adamın kimsesiz bakan yüzü); sözünü esirgemeyen, kendini ertelememiş, gelip bulan, durdurup soran: “nasıl olduğunu”, önemseyen ve kendini önemsettiren. Önemlidir, çünkü; hayata birşey(ler) bırakmış olmanın ancak’ı: hayata bakmış, dokunmuş olmaktır. Hayatta olmakta ve kalmaktadır. Sahici olmaktır: duygularda, sevgilerde, aşka dair her şeyde: insanda. İnandırıcı olan bir tek sahiciliktir çünkü. Peşinden sürükleyen, bir daha baktıran ve vazgeçirmeyen.

  denizler yanlızdır

  sular kalabalık

  martılar çığlık çığlığa üşüşürler

  bir vapurun yolculuğuna

rüzgarın ceplerine dolar akşamın gizli tezgahı

ve karşı durulurken hiç yerine zamana

seslerde derinden bir telaş

yıl(lar) uzaklaşır saatlerden

“zaman hayata eşitlenir”

hikayeler yazılır

ve bir fotoğraf çekilirse

bir sokakta

sokaktaki tinercinin uzun pardesüsünden uzaklara bakan

hüzünden, yalnızlıktan ve kuşkudan

siyahtan, beyazdan

solgun yüzlerin aynasından

çoğalırken: zaman ve hayat

artık sessizlikten sonradır

ve başkadır yolların rengi

fotoğraftaki genç adam

kimse olmasa da bi başına yürür gider

sonraya

peşinden gelineceğini bilirmiş gibi 

“her dize kendi başına yürümeyi bilmeli”yse İlhan Berk’in sözüne göre, her fotoğraf da tüm açıklamasız, önündeki ve arkasında diğer görüntülerden uzak, bir başka fotoğrafın çağrışımına ortak,  “öteki” gözlere ve sözlere muhtaç ama kendi sözünü de tutmuş bir görüntüde bırakarak seyirciyi ve bir başına da rahatsız ederek, duygulara (mutlaka) dokunarak ama sömürmeden, sorular sordurarak ama yeni, olabilmelidir. Çünkü ancak tedirginliktir merak uyandıran. Yeni bir sayıklama belki de. Başkalık yoksa uzaktır  fotoğraf ve uzaktadır. Yakınlaşmak içinse sabır gereklidir yani zaman: beklemek, dinlemek, susmak, duymak, çok sevmek, bağlanmak ardından da o ana adanmış bir şeyi bulup çıkarmak. Çıkardıkların topladıklarına eşitlendiğinde, eşitlenir zaman da hayata ve sen kendine.

Kıl payı, bıçak sırtı ya da tufandan sonradır deklanşöre dokunan parmağın yüreğindeki ses.  

Ve belki de bir tek o an kalır geriye: içinde bir o görüntü yer eder, zamansız da olsa. 

Laleper Aytek

fotoğraf, fotoğrafçı
fotoğraf, fotoğrafçı