Bir Önerim Yok!
(ilk:POZ:bakma-görme-kadraj-ışık-durum-mekan-ayrıştırma/seçim-son:çekim:X-POZ)
Evet kimseye bir önerim
yok. Olsa olsa bir tek ve en çok
kendi önerilerimi çoğaltmaya, yenile(n)meye, seçmeye
ve farklılaşmaya çalışıyorum.
Fotoğraflarımı da
daha çok bu çerçevede değerlendirmek doğru ve mümkün.
Büyük arayışlar için, büyük cümleler, büyük bir
fotoğrafçı olmak, öyle anılmak için birer belge değil çektiğim
fotoğraflar, zaman zaman yazdığım yazılar, şiire bakan satırlar
ve denemeler. Hepsi,
evet hepsi en/daha çok kendi önerilerimi ifade etmeye sorularıma,
sorgularıma, uzaklaşmalarıma, kaçışlarıma, yabancılaşmalarıma,
yalnızlıklarıma, görmelerime, bakmalarıma dair saptamalar. Tüm
bu saptamaların sebep olabileceği önermeleri her insana,
her türlü bakma haline, sorgulama, kaçış, uzaklaşma, yalnızlık
ve burada ayrıca anmadığım tüm insanlık hallerine bir değer
olarak sunabilmeyi istiyorum.
Yaşadıklarım, bildiklerim,
öğreneceklerim, tecrübelerim, geçmişim ve ömrüm tüm bunları
bulmaya yetebilecek mi –sanmıyorum- bilmiyorum ama yapabileceğim
kadarıyla bir soru işareti, bir bakış, bir fotoğraf önererek
uzaklaşmak bu dünyadan en iyisi olacak. Öyle bir fotoğraf
ki; hep bir başka fotoğrafın çağrışımına ortak, hep “öteki”
gözlere ve sözlere muhtaç ve ama kendi sözünü de tutmuş
bir görüntüde bırakmak izleyiciyi ve kendimi...
İclal Aydın’ın “ben aslında tüm sözlerimi kendime
yüksek sesle söylüyorum” dediği gibi ben de fotoğraflarımı
bir başka fotoğrafa bakmama, yönelmeme ve çekmeme sebep
olacak başkalaşmalar ve tanıklıklar olarak düşünüyorum.
Görebildiklerimin, yazabildiklerimin, söyleyebildiklerimin,
sorabildiklerim ve düşünebildiklerimin bana ait görüntülerle
bir ifadesi olan fotoğrafın; siyahtan, beyazdan
ya da renklerin dünyasından doğan bir soru olabilmesidir
temennim, sessizliğimi bozan.
Laleper Aytek